At yarışı terimleri

GANYAN : At yarşını birinci olarak bitirecek at üzerine yapılan bahistir.

PLASE : At yarışında ilk üç dereceye girecek atlar üzerine yapılan at yarışı bahsidir.

ÇİFTE BAHİS : Aynı gün aynı pistte yapılan iki farklı at yarışında, koşuyu birinci bitirecek atlar üzerine oynanan bahistir.

İKİLİ BAHİS : En az beş at ve jokeyin katıldığı koşuda birinci ve ikinci gelecek atları bulmaya dayalı bahistir.

ALTILI GANYAN : Bir pistte aynı gün koşulan altı farklı koşunun da birincilerini bulmaya dayalı bir bahis çeşididir.

ÜÇLÜ GANYAN : Bir pistte aynı gün koşulan üç farklı koşunun da birincilerini bulmaya dayalı bir bahis çeşididir.

ÜÇLÜ BAHİS : En az beş at ve jokeyin katıldığı koşuda birinci, ikinci ve üçüncü gelecek atları bulmaya dayalı bahistir.

TABELA BAHİS : Herhangi bir koşuda sıralamaya dikkat etmeksizin ilk dört dereceye girecek atlar üzerine oynanır.

EKÜRİ : Aynı kişiye ait atların katıldığı yarışta bu ataların oluşturduğu grubun adıdır. Eküri atlardan herhangi biri bile yarışı kazanırsa diğer atlara oynanmış olan çifte bahis, ganyan, altılı ganyan ve üçlü ganyan bahisleri kazanmış olarak değerlendirilir.

DEAD – HEAD (AT BAŞI) : Yapılan bir koşuda birinciliğin ya da ikinciliğin birden fazla at tarafından kazanılmasıdır. Herhangi bir bahiste birincilikte at başı gerçekleşirse iki attan birisine bahs yatırmış tüm at yarışı bahisçileri kazanmış sayılır. Eğer at başı durumu ikincilikte gerçekleşirse birinci gelen at ve ikinci sırada at başı gelen atlara bahis yatırmış olanlar kazanırlar .

AÇIK KOŞU : Önceden belirlenmiş yaş, cins, ırk ve özelliketki atların katılımına açık olan koşudur. Bu türde at yarışlarında taksit, kaydiye ve pişmancılıklar toplamıın tutarı olan paralar birincilik ödülüne eklenir.

HANDİKAP KOŞUSU (AĞIRLIK KOŞUSU) : Bir at yarışı koşusuna katılmış tüm atların birinci gelme şanslarını eşitlemek amacıtyla üzerlerine yerleştirilecek ağırlıkların handikaperler tarafından, yahut gerekli bulunmuşsa bilgisayar programları aracılığıyla belirlendiği koşudur.

MAIDEN KOŞU (BAKİRE KOŞUSU): Daha önce hiçbir at yarışı etkinliğine katılmamış veya katılmışsa da hiç kazanamamış atların katıldığı yarışın adıdır.

DİLBAĞI: Elastik malzemelerden üretilir. Atın yarış esnasında kantarmasını ısırmasından dolayı binicisi atı yönlendiremez ve bu durumda atlar nefes alıp vermekte zorluk çekerler. Dilbağı at yarşı sırasında atın sakatlanmasını veya geride kalmasını engeller.

KAPALI GÖZLÜK: Kimi safkan atlar yarıştaki diğer atlarla aynı hizaya geldiklerinde korkarlar veya hızlarını düşürüp geride kalırlar, bu tip alışkanlıkları olan atlara sadece ileriyi görmelerine fırsat veren kapalı gözlük giydirilerek oluşacak kazalar engellenir.

KULAKLIK: Aynen kapalı gözlük gibi başka atların görüntüleri yerine kimi seslerden ürken atlara takılır. Hem atı hem de jokeyi korumaya yönelik bir önlemdir.

AT SAHİBİ: Bir ata tamamen veya hisseli olarak sahip olan kişilerdir. Bir atı, belli süre at yarışı etkinliklerine sokmak amacıyla kiralayan kişilerde at sahibi olarak değerlendirilir.

At yarışı için bahis yaparken

At yarışı üzerine bahis oynayıp para kazanmanın oldukça kazançlı bir yol olduğunu elbette hiçkimse inkar edemez, tabii eğer ne yaptığınızın farkındaysanız. Daha önce şansınıza güvenip gözüne kestirdiği ata bahis yaparak kazanmış olabilirsiniz fakat birçok bahisçi aslında servet kazandırabilecek yöntemleri araştırıp öğrenme zahmetine katlanmadığından at yarışı bahislerinde hatirı sayılı miktarda paralar kaybetmektedir.

Kabul edelim ki at yarışı oynayarak para kazanmak kolay bir yol değildir. En başta tüm bahis büroları kendilerini garanti altına almadan küçücük bir etkinlik bile düzenlemezler. Böylece birinci gelen sürpriz atı tahmin etmiş ve diğer bahisçileri atlatmış olsanız bile sistemin açık noktalarını hergün yeniden keşfetmeye devam etmediğiniz sürece at yarışı ve altılı ganyan bahislerinden kazanç sağlayamazsınız. Verimli, kazandıran bir at yarışı sistemi keşfetmiş bahisçiler sırlarını asla paylaşmazlar.

Bu tip at yarış sistemi geliştirebilmek için takip etmeniz dereken dört prensip vardır.

1. Bu tavsiye fazla sıradan gelebilir ama meselenin önemi tahmin edebildiğinizden çok daha ileridedir. At yarışı oynayan her bahisçi günlük at yarışı bülteni okuma konusunda istikrarlı olmalıdır. Bu bültenler; gazete bayiilerinde, altılı ganyan bayilerinde ya da online bahis sitelerinin at yarışı kısımlarında bulunabilir. Bu bültenleri düzenli takip etmekten daha önce yapılması gereken ise bülten okuma ve yorumlamanın doğru yollarını öğrenmektir, aksi takdirde at yarışı bahislerine dair ne kadar çok kaynak okursanız okuyun başarılı olamazsınız.
Bültenler size; hangi atın, hangi jokeyle, ne tip pistte, saat kaçta, ne mesafe koşacak olduğunu, rakiplerinin ve kendisinin geçmiş koşu, altılı ganyan sonuçlarını gösterir.

2. Koşudaki her atın geçmiş yarışlarının sonuçları, koşma mesafe ve sürelerini istatistik olarak aktaran bilgi o atın form durumunu gösterir. Tüm atların son üç yarışına bakın, kendisinin ve rakiplerinin performaslarını karşılaştırın, hızlarını not edin. Özellikle mesafelere dikkat edin, atlar farklı uzunluktaki pistlerde farklı sonuçlar sergiler.

3. Üzerine bahis yapacağınız atın hangi jokey tarafından sürüldüğüne göz atın. Bir atın potansiyelini başarıya çevirebilmek her jokey tarafından daima başarılamaz. Tecrübeli jokeyler favori atın fiziksel özellikleri veya formu kadar belirleyici hatta bazen çok daha önemli bir faktördürler. Favori olmayan ama başarılı jokey tarafından binilen at diğerlerine göre daha yüksek kazandırma ihtimaline sahip olabilir.

4. Her at yarışı bahsinden önce favori atları tekrar ve tekrar inceleyin. Diğer atların arasından sıyrılıp süper favoriye dönüşmüş bir at yerine, iki üç favorisi olan koşulara bahis yapın. Favoriler de seviye seviye değişir. Birbirine yakın seviyedeki atlar diğer bahisçilerin aklını meşgul ederken, okumuş olduğunuz bültenlerden elde ettiğiniz at yarışı tahminleri yardımıyla daha isabetli bahisler yaparak kazanç oranınızı yükseltebilirsiniz.

Kendinize koymuş olduğunuz prensilerden günlük ipuçlarına kanarak vazgeçmeyin, istikralı olun, unutmayın ki en başarılı at yarışı bahisçileri her tavsiyeyi dinlemiş ama hiçbirini dinlemeden kendi özel bahis sistemini yaratmış olandır.

At Yarışı Tüyoları

At yarışı izlemek ve koşu pistlerinde vakit geçirmek eğlenceli ve cazibeli bir etkinliktir elbette. Birçok kişi hipodramda geçirilmiş zamanı heyecanlı ve neşeli zamanlar olarak hatırlar. Tabii bir de sadece seyretmekle yetinmeyen ve bahis yapan kişiler vardır. At yarışı tutkunu ya da kırk yılda bir oynayan acemi oyuncu olabilecek bu insanlar bir at seçip paralarını yatırır ve bazen kazanırlar, çoğunlukla kaybederler. Bahis tüyolarının verildikten kısa sürede tüm dünyaya yayıldığı günümüz internet çağında; at yarışı oyuncusu birden fazla kilit etken keşfedip kendini diğer bahisçilerden ayrıştıracak yolları yaratmayı becerebilmelidir.

En önemli kural koşudaki her ata bahis oynamamaktır. Her ata kazanma oranı doğrultusunda eşit şekilde mantıklı bahis oynanması mümkün değildir ve elbette her at yarışı sonrası birçok at hakettiğinden fazlasını kazandırabilir. Bir ya da iki tane büyük at yarışı sonucunda büyük kazançlar elde edebilirsiniz fakat bu sistem uzun vadede size büyük zararlar verebilir.

Mutlaka hatırlanması gereken başka kural her koşuya bahis yapmamaktır. Doğru okudunuz, her gün her hafta her yarışa para yatırmaktan vazgeçin. Onun yerine atları, jokeyleri, pistleri araştırmaya, incelemeye zaman ayırın. Kazandıkları ve kaybettikleri yarışları tespit edin, zayıf ve güçlü oldukları yönleri bulun. Belirli süreler buna devam ettiğinizde kolayca farkedilemeyen birçok küçük detayla karşılarşırsınız ve gelecek at yarışı bahisleriniz için ne kadar faydalı olacaklarına şaşırırsınız.

Atları, jokeyleri, taşıdıkları ekstra ağırlıkları, pist ve hava durumu özelliklerini takip ederken belki sahip olabileceğiniz en faydalı prensip, önceden belirlediğiniz bahis günleri dışında bahis oynamamak olacaktır. Kendiniz için at yarışı oynama ve at yarışı inceleme olarak özel günler belirleyin ve bunlara kati biçimde uymaya dikkat edin. Fikir ne kadar verimli gelmese bile ileride büyük yararını görürsünüz. Ani bahis kararları almanızı, popüler fikirlere kapılarak paranızı kaybetmenizi engellemesinin yanısıra bilgi birikiminizin artmasını sağlar. Dünyadaki birçok büyük at yarışı oyuncusu da aynı prensibi kullanır. Bu kadar çok insanın bilgi sahibi olduğu, sistemin açıklarını yakalamaya çalıştığı günümüz dünyasında başarılı olabilmek için tüm temel ve ileri bilgilere sahip olup kimsenin aklına gelmeyen ya da çok az kişinin gözünden kaçmamış fikirlerle kazanç sağlayıp öne geçebilirsiniz ve bunun da tek yolu kendinizi eğitmektir.

Eğer ciddiye alıp bu tüyoların tümünü uygularsanız, yukarıda yazılı olan ipuçları at yarışı konusunda size faydalı olacaktır ama ciddiye almazsanız veya ben bu kadar ciddi bir oyuncu değilim ve at yarışı benim için boş zamanlarımı eğlence ile geçirmeye yönelik bir araç diyorsanız kazanma olasılığınız düşüktür. Sarkacın digerlerine değil de size doğru sallanmasını istiyorsanız sadece yukarıda verdiğimiz at yarışı tavsiyeleri değil, başka farklı birçok kaynaktan değişik birçok tüyo ve ipucu toplamanızı tavsiye ederiz.

At Yarışı Tarihi

At yarışı spor dalları arasında geçmişi uzun yıllara dayanan bir spor dalıdır.Eski tarihe baktığımızda at yarışı insanların çok sevdiği bir aktivite olarak spor dalları arasında yerini almaktadır.

buna örnek olarak eski Türk devletlerinde,Hititler, Asurlular, Romalılar ve Mısırlılar gibi birçok medeniyette at yarışı çok yaygın bir spordu.

İlk at yarışları, 17. yüzyılda İngiltere Kralı II. Charles döneminde yapılmıştı.Resmi olarak ilk at yarışı Kuzey Amerika’da 1665 yılında gerçekleşmiştir.

Günümüzde at yarışları iki ayrı kolda koşulmaktadır.Bunlar engelli ve düz at yarışı’dır

Türkiye’de engelli at yarışına fazla örnek yoktur ve pek rastlanan bir at yarışı türü değildir bu nedenle pek aşina olmadığımızı söyleyebiliriz.Ama engelli at yarışlarının en dikkat çeken koşusu Liverpool daki Büyük Ulusal Yarışıdır.

Türkiye’de ki at yarışı geçmişine bakacak olursak 17.yüzyıl’da İstanbul ve Edirne’de koşular düzenlenmeye başlamıştır.

19.yüzyıl’da ise Veliefendi hipodromuna adını veren Veli Efendi’nin sahibi olduğu topraklarda at yarışları düzenlenmeye başlandı.

Cumhuriyetin ilanından sonra düzenli koşular başladı tam olarak başlangıç yılı 1924 olarak kayıtlara girdi.

Türkiye’de ilk at yarışları, Enver Paşa ve arkadaşlarının kurduğu “lslah-ı Nesl-i Feres” yani “At Soyunu Geliştirme Derneği” tarafından düzenlendi. Cumhuriyet’in ilanınından sonraki yıllarda ise Tarım Bakanlığı’nın düzenlemesiyle at yarışları gerçekleştirilmeye başlandı.

Daha sonra 1950 kasım ayında dönemin Cumhurbaşkanı ve Başbakanının onayıyla yarışların organize edilebilmesi için (TJK) Türkiye Jokey Kulübü kuruldu.

10 şubat 1953 tarihinde ise bakanlar kurulu kararıyla at yarışları Tarım Bakanlığı’nın bünyesine verildi.

Günümüzde de insanlar at yarışlarına karşı büyük ilgi gösteriyor. hem yarış severlere hem de çeşitli kurumlara ticari açıdan kazançlar sağlıyor.

At yarışında ortalama günlük 2-2.5 trilyon gibi bir paranın yarışlarda işlem görmesi bu spor dalının ekonomik boyutlarınıda gözler önüne seriyor.

Ayrıca günlük işlem gören bu paranın ortalama 600-700 milyar lirasının da yarışseverlere dağıtılması At yarışına olan ilginin artmasına sebep oluyor.

Türkiye’de at yarışçılığı, 3500 at sahibi, 8000 seyis, 750 jokey, 700 jokey yamağı, 1.300 antrenör, 9000 Ganyan Bayii çalışanı, 2000 TJK personeli ile 25.250 bin kişilik büyük bir ailedir.

At yarışları

Büyük olasılıkla atların evcilleştirilmesiyle başlayan, gerçek spor anlamında ilk kez (İÖ 600) Eski Yunan’da düzenlenen yarışlar. Roma döneminde de süregelen at yarışlarının yerini, zamanla iki tekerlekli savaş arabaları (chariot) aldı.

At yarışları ilk olarak 1900′de İzmir’de düzenlendi. Burada kurulan hipodromda, İngiltere’den getirtilen at ve jokeylerle at yarışlarına başlandı. Müşterek bahisin kabul edilmesi ve uygulamaya girmesi sonucu ilgi büyüdü. Birinci Dünya Savaşı’nın başlamasıyla İzmir At Yarışları önemini yitirdi.

At yarışlarının tarihçesi böyleymiş kısaca ama işte asıl merak ettiğim hipdromun adı neden veli efendi. Muhtemelen şöyledir diye düşünüyorum.Veli efendi Konya lı ve aynı zamanda bucalıdır bilindiği gibi ilk at yarışları İzmir bucada yapılmaya başlanmıştır, neden bucada o da acayip beklide düzlük arsa o zamanlarda orda vardı çamursuz filansa atlar düşmemiştir. Her neyse veli atlara ve at yarışlarına çok düşkündür.Çocuk yaştan itibaren hamam böceklerini yarıştırmış sonra kedi, köpeği v.s derken büyümüş ve atları koşturup para yapmayı kafasına koymuş olabilir.

Aslında kanunda tüzükte yeri olan baya ciddi bir eylem bu at yarışları. Bende son yıllarda ne denli faydalı ve ciddi bir kurum olduğunu anladım.At yarışı deyince aklıma gelen pis bıyıklı hayırsız kocalardı ama yanlışmış.

Pembe lacost tişörtlü para dolu cüzdanlar artık at yarışıyla aklıma gelenler. Zaten ilk defa izmirde yapılmasının sebebide bu lacost tişörtlü Levanten aileler varmış,Yahudi yabancı uyruklu izmirde yaşayan zengin aileler.

At yarışlarına bizde onlar kadar önem verseydik beklide olimpiyatlarda bile yeri olabilirdi.TRT 3 te izlediğimiz buz pateninin yanında allı morlu giyinmiş rengarenk atların koşuşlarını bile izleyebilirdik. Aslında hepimizinde genetik olarak at yarışı hayranlığı vardır ama biz hiç bilmeyiz, nasılmı ? Herkesin evinde yokmu şu atların dört nala koştuğu at tabloları işte onlar.

At yarışı deyince bide aklıma gelen şu jokey klubü denen yerler. Kırmızı yeşilli at figürlü yerler. Bu at yarışlarına ilgi duymaya başladığım zamanların birinde gene bu bucada içeri doğru bir bakayım dedim. Ama hiçte at yarışıyla alakalı bir yer olduğunu zannetmiyorum. Gene eski fikirlerimi destekleyen pis bıyıklı hayırsız kocalar içerde ince belli bardaktan çay içip okey oynuyorlardı. Ya onlar at yarışını yanlış anlamışlardı yada ben yanlış anlamıştım. Jokey klubü deyince aklıma stiletto ayakkabılı kürklü hatunların parfüm kokularıyla buramlanmış şıkır deri koltuklu mekanlar geliyor insanın aklına..

At yarışlarının ne kadar sevilesi bir mevzu olduğunu umarım anlatabilmişimdir.çoluk çocuğa özenle aşılanması gereken bir mevzu tek kelimeyle.